Tavla Oyun Psikolojisi - Zukauskas Dimito
Giriş
Tavla özünde basit bir oyunmuş gibi gözükse de, insanların kişiliklerini birebir olarak yansıttığı gerçek bir savaş oyunudur. Hiç tanımadığınız tavla oynayan bir insanı uzaktan izleyin ve o kişi hakkında bir yorum yapın kendi beyninizde. Saldırgan mı, korkak mı, girişken mi, eğlenceli mi, çekimser mi? İyice izleyin ve beyninizde o kişiyi tam olarak oturtmaya çalışın. Sonra aynı kişiyi bu sefer kendisini değil de, sadece tavla oyununu izleyin ve beyniniz de nasıl birini canlandırdığını düşünün. Sizlerde göreceksiniz ki, iki izleminizin sonucu aynı kapıya çıkacaktır. Çünkü tavla insanın karakterinin ve o anki ruh halinin bir yansımasıdır.
Psikolojik Baskı
Kişilerin tavla oynayışları, o anki ruh haline göre direk değişebilir. O an kendisini sinirli hisseden biri ile tavla oynamanız, sizi de gerecektir. Çünkü rakibiniz sinirini ve öfkesini birebir olarak oyunda uygulayacak ve sizin kasılmanıza, rahat oynayamamanıza sebep olacaktır. Tavla turnuvalarında bilinen ve eski bir taktik olarak uygulanan, rakibe negatif elektrik verme çoğu zaman işe yarayacaktır ve kazanmanızı sağlayacaktır. Rakibiniz sizden çekinerek oynamaya başlayacak ve doğru karar verme mekanizmasını giderek kaybedecektir. Bu strateji, kazanmanız gereken bir maçta çok işinize yarayacak ve %80 galip gelmenizi sağlayacaktır. Tabi bunun yanında bilinen tüm tavla stratejileri ve taktikleri en doğru yerlerde ve amacı uygun olarak uygulanmalıdır.
Kişisel Anektod
Bu ve bunun gibi örnekleri çoğaltabilirsiniz. Ancak ben tavlanın daha derinlerine inmek ve size oralardan bulduğum kilit noktaları anlatmak istiyorum. Tavla Oyna iki insanın psikolojik ve akli savaşıdır. Şans faktörünü oyundan çıkardığımızı var sayalım, iki eşit tecrübe ve bilgiye sahip rakiplerin tavla oynadığını düşünelim. Kim kazanır sizce? Kesinlikle en doğru yerde en iyi hamleleri yapan taraf kazanır. Peki nasıl yapacaksınız en doğru yerde en iyi hamleyi? İşte bu noktada, düşünme özelliğinizi devreye sokacaksınız. Ben bu pulu buraya koyarsam, rakibimin beni vurma yüzdesi kaç? Yahut bundan sonra gelecek zar ile bu açığımı kapatma yüzden kaç? Bu hamle bana oyunda neler kazandırır, neler kaybettirir? Bu soruların cevabını beyninizde hızlı bir şekilde bulmanız gerekmektedir.
Zor gibi görünse de, iyi bir tavlacının esas sırrı budur. Düşünmek! Düşünerek oynamaya başladığınız ilk zamanlar oyunu yavaş ve sıkıcı olarak oynadığınızı göreceksiniz. Yalnız inat ve öğrenme isteğiyle devam ederseniz. Bu yavaşlık giderek kendisini hıza çevirecek ve belirli bir noktadan sonra hem zevk alarak, hem de düşünerek tavla oynayan gerçek tavla ustalarına dönüşeceksiniz.
Sonuç
Anlatmaya çalıştığım şudur ki, tavla okuyarak değil oynanılarak öğrenilir. Çünkü bu oyunda herkes kendi karakterini, bilgi ve tecrübe çiftlemesiyle harmanlar. Sonrada o anki şansı doğrultusunda tavla tahtası üzerine yansıtır. İşte bu yüzden herkesin doğrusu farklıdır. Ben sizlere kendi doğrularımı anlatmak yerine, sizin kendi doğrularınızı bulmanız için bir kapı araladım. Yardımcı olabildiysem ne mutlu bana.
Bol Tavlalı Günler Diliyorum…
Zukauskas Dimito
-
Diğer makalelerimizi okumak için tıklayınız
